Untitled Document
   
  Mazlum BAYRAMOĞLU  
  14.08.2017 tarihinde yazdı. (Son Düzenleme: 14.08.2017)  
     
  "ET İTHALATINA GEREK VAR MI?"  
     
 
 

Ülkemizde hayvani üretimin düşüklüğü fiyatlarının artmasına yol açtığı gibi, bu problemi aşmak için de devletçe çeşitli destekleme biçimleri araştırılmakta, birtakım projeler geliştirilmekte ve uygulamaya konulmaktadır. Bu arada gerek canlı hayvan gerekse kemikli-kemiksiz et şeklinde olmak üzere hayvan ürünleri ithal edilmektedir.

 

Oysa, artan et fiyatlarına karşı alınacak tedbir yurtdışından et ithali olmadığı gibi, oldukça büyük paralar sarf ederek kültür ırkı damızlık hayvanlar ithal etmek de değildir ve olmamalıdır.

 

Yıllar itibariyle hayvan sayılarını gerek toplam sayısal gerekse saflık kriterleriyle değerlendirdiğimizde karşımıza görmemiz gereken gerçekler çıkmaktadır.

 
 
Yukarıdaki cetvelde de çok açık olarak görüldüğü gibi, yurt içinde mevcut kullanılabilir kaynaklar önceliklenerek ülke üretimine kazandırılmalı, yurt içindeki yerli sığır ve kültür melezlerinin besiye alınarak değerlendirilmelidir. Yurt içinden temin edilecek olan bu hayvanlarla; kredilendirme, yem, veteriner hizmetleri gibi sağlanacak imkânlarla et üretiminde fevkalâde artışlar sağlanabilecektir.
 
Cetvelden anlaşıldığına göre Türkiye'nin besi materyali hazır olup bunun için ne yurt dışından daha pahalıya hayvan ithaline ne başka bir çözüm aramaya ne de ümitsizliğe düşmeğe gerek vardır. Kaldı ki, yerli sığırlarımızın çeşitli kültür ırkları ile olan melezleri usulüne uygun beslendiğinde oldukça iyi kalitede et vermektedirler.
 
Mevcut melez dişiler damızlık olarak kullanılırken, bunlardan damızlık vasfı taşımayan dişilerle, cetveldeki yerli ve melez erkeklerin tamamının (damızlık olamayacaklarından) besiye alınarak değerlendirilmesi yoluna gidilmelidir.
 
Diğerlerine gelince; yaşlanma, hastalık, sakatlanma, kısırlık ve benzeri sebeplerle verimden düşen ve damızlık dışı tutulan ineklerle, yaşlanmış, huysuzlaşmış boğalar gibi her yaştan hayvan grubunun %15'inin verim veya damızlık dışı tutulduğu kabul edilirse ortaya büyük bir hayvan potansiyeli çıkacaktır. Tabiî olarak doğrusu, bu potansiyelin de besiye alınmak suretiyle değerlendirilmesidir.
 

Tablomuz incelendiğinde görüleceği üzere geçmiş yıllara kıyasla sığır eti üretimimizin birkaç katına kolaylıkla çıkarılması mümkün olabilecektir. Şimdi yazımızın başlığı olan soruya cevap verelim. “Et İthaline Gerek Var Mı?”
 
___________________________________
 
(1) : Mevcutların damızlık dışı olarak kabul edilmiş oranın,
(2) :          ”         9 aydan büyük olanlarının,
(3) :                   6     ”         ”              ”      ,                
(4) : Damızlık olamayacağından, mevcutlarıntamamının,
(5) : Mevcutların % 10’unun damızlık olarak ayrılacağı, gerisinin,
(6) :         ”         % 20’sinin       ” ve öküz ”          ”                ”     ,               
(7) :         ”         % 90’nın değiştirileceği, bunun için bu oranın,        
besiye alınacağı var sayılmıştır.
(8) : Mevcutların18 ay ve daha büyüklerin 6 aylık bir besiden sonra kurbanlık olacağı var sayılmıştır.
(9) : En son et üretimimizi hayvan yaş grupları ayrıntısı ile veren TÜİK 2009 yılı hayvan başına
ortalama et verimi ile ilgili veriler kullanılmıştır.
 
 
     
  Yazarın Tüm Yazıları  
  » ET İTHALATINA GEREK VAR MI? [14.08.2017]  
TZYMB E-ÜYE
TZYMB E-ÜYE sistemine http://www.tzymb.org.tr/uye adresinden ulaşabilirsiniz.
İNTERNET - BASINDA TARIM