Untitled Document
  TARIMDAN ESİNTİLER  
  Dr. YÜCEL KEŞLİ/Genel Yayın Yönetmeni
yucelkesli@hotmail.com
 
  14.11.2017 tarihinde yazdı. (Son Düzenleme: 15.11.2017)  
     
  "Arazi Toplulaştırmada Sorunlar ve Çözüm Önerileri "  
     
 

Arazi Toplulaştırmada Sorunlar Ve Çözüm Önerileri

Ülkemizde son yılların en önemli tarımsal projeleri arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri olarak öne çıkmaktadır. Bu projeler ülkemizde 1961 yılında başlamıştır. Ancak asıl büyük projeler 2009 yılında yapılmaya başlanmıştır. Tarım Bakanlığının şu anda en önemli projelerindendir. Bu projeler yoğun bir şekilde ülkemizde uygulanmaktadır. Bu projelerin uygulanması sevindiricidir.

Şu ana kadar yapılan çalışmaların çoğunluğu 3083 sayılı Tarım Reformu Kanununun 1. Maddesinin c ) bendindeki “Ekonomik üretime imkan vermiyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasını ve küçülmesini önlemeyi,” hükmü doğrultusunda yapılmaktadır. Son yıllarda arazi toplulaştırma 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu çerçevesinde yürütülmeye başlanmıştır. Ancak projelerin büyük çoğunluğu halen 3083 sayılı Kanun kapsamında yürütülmektedir.

Bu projelere başlanırken, “ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan” hükmündeki hedef doğrultusunda ilerleme kaydedilmesi düşünülmüştür. Tabiki bunun yanında tarımsal altyapı (tarla içi yol, drenaj, sulama kanalı gibi) sorunlarınında çözülmesi amaçlanmıştır. Bu amaçlar elbette çok önemli ve tarımın geleceği için vazgeçilmezdir.

Bu amaçlar doğrultusunda projeler yürümekte midir?

Yasa koyucunun öngördüğü bu güzel ilkeler doğrultusunda çalışmalara başlandıktan sonra, bazı sorunlarla karşılaşılmıştır. Arazi toplulaştırma projeleri diğer projelere kıyasla sosyal yönü çok ağır basan projelerdir. Herşeyden önce uğruna hayatımızı feda etmekten çekinmediğimiz “toprak” üzerinde çalışma yapılmaya başlanmıştır. Bu projeler başladığında, bu sorunun olacağı zaten tahmin edilmişti. Ancak çiftçimizin yeterince ikna edilebileceği düşünülmekteydi. Bu kısmen başarıldı.

Yeterli midir? Hayır yeterli değildir.

Ülkemiz insanı, toprağa yani canını feda edebilecek bir varlığa müdahaleyi kabul etmiyor. Yapılan projelerde hakkaniyetin sağlanamayacağını düşünüyor. Bu algı nasıl oluştu ve neden bu durum oluşuyor derinlemesine araştırmak lazım.

Arazi toplulaştırma ile köyünde 5-10 parça arazisi olan vatandaşımız arazilerini bir yerde toplamak istemiyor. Bunun haklı gerekçeleri kısmen olabilir. Arazisinin toplandığı yerden verilen arazilerin, diğer arazileri ile eşdeğer olmadığını düşünüyor. Her köyde tarım arazileri homojen değil. Bazı yerler bağlık, bazı yerler düz taban arazi, bazı yerler yamaç, bazı yerler köy meydanına yakın, bazı yerler sulanabiliyor gibi birçok neden bulunmaktadır. Gerçekte de böyle durumlarla sık karşılaşılıyor. Ülkemiz coğrafyası çok değişken bunu kabul etmek gerekli. Bu çok normal bir durum. Ancak yinede tarımsal arazilerin bir araya getirilmesi, işletmelerin arazilerinin bir yerde olması, gelecekte büyük avantajlar sağlayacaktır. Bu yeterince anlatılamıyor veya anlaşılmıyor.

Vatandaşımız birçok gerekçe ile arazilerinin bir yerde toplanmasını istemediğinden dolayı arazi toplulaştırmasından istenilen murat şu anda alınamamaktadır. Toplulaştırma ile tarım arazilerinin yola ve sulama kanalı gibi altyapı tesislerine ulaşımı sağlanıyor. Tarla içi yollar yapılıyor. Bunlar büyük hizmetler. Ancak işletme bazlı düşünüldüğünde, toplulaştırma sonucunda yine aynı çiftçiye ait araziler 3-4 parçadan oluşmaktadır. Bu sorunun temelinde konu uzmanı yaklaşımı eksikliği olduğu kadar, halkımızın bu projelere olan ilgisinin azlığıda önemli faktördür.

Avrupanın tarımda gelişmiş ülkelerinde, 3. bazen de 4. kuşak toplulaştırmadan bahsedilmektedir. Başlangıçta bizlere bu konu gereksiz gibi gelmişti. Ancak gelinen noktada toplumun bu konudaki ilgisinin arttırılması için bizimde aynı yollardan geçeceğimiz kesin gibi görünüyor. Arazi toplulaştırma projelerine yapılan “sadece kadastro yenilemesi yapılıyor” eleştirisini haklı çıkaracak birçok sonucun ortaya çıkması, yapılan çalışmaların tekrar gözden geçirilmesi gerçeğini ortaya koyuyor.

Bu çerçevede, arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme projelerinin, tarımsal işletme mantığı çerçevesinde  yeniden ele alınması, kanunun amir hükmü gereğince, olaya özellikle tarımsal işletmelerin büyütülmesi çerçevesinde bakılması gerekmektedir. Tarımsal işletmelerin büyütülmesi perspektifinden bakılmadan, sadece kadastral düzenleme ile sınırlı kalan projelerin, ülke kaynaklarının etkin kullanılması açısından tekrar gözden geçirilmelidir.

Olgunlaşmayan meyvelerin toplanması gibi, sosyolojik tabanı yeterince yerine oturmayan çalışmalar herkese zarar verir. Projeler hazırlanırken, toplumsal gerçekler ve o bölgenin insanlarının fikirleri ve tarımsal işletme mantığına bakış açıları iyi değerlendirilmelidir. Öncelik sıralamasında bu kriteri ön planda tutmak, gereksiz enerji harcamayı da ortadan kaldırır. Bu konuda çalışan değerli ziraat mühendisi meslektaşlarımında işlerinin daha kolay olmasını sağlar.   

Toplulaştırma devasa bir konu. Konu hakkında daha detaylı bilgileri daha sonraki yazılarımda aktarmaya çalışacağım.

 

 
     
  Yazarın Tüm Yazıları  
  » Arazi Toplulaştırmada Sorunlar ve Çözüm Önerileri [14.11.2017]  
  » Tarım ve Arazi Toplulaştırma [13.11.2017]  
  » Tarım ve Adalet [09.11.2017]  
  » Çiftçinin Kandırılması [02.11.2017]  
  » Aile Çiftçiliği ve Tarımsal Destekleme [25.10.2017]  
  » Aile Çiftçiliği [23.10.2017]  
  » Çiftçi, Köylü, Tarım İşçisi [17.10.2017]  
  » Yeter Gelirli Tarımsal İşletme Büyüklüğü [10.10.2017]  
  » TARIMIN SOSYOLOJİSİ [23.08.2017]  
  » YANLIŞ ALGILAR [28.07.2017]  
  » KÜLTÜRLÜ OLMAK NE DEMEK? [31.07.2014]  
  » SOMA'DAN DERSLER [19.05.2014]  
  » TOPRAK KORUMA VE MİRAS KANUNU ÜLKEMİZİ SALLAYACAK!!! [07.05.2014]  
TZYMB E-ÜYE
TZYMB E-ÜYE sistemine http://www.tzymb.org.tr/uye adresinden ulaşabilirsiniz.
İNTERNET - BASINDA TARIM