Untitled Document
  TARIMDAN ESİNTİLER  
  Dr. YÜCEL KEŞLİ/Genel Yayın Yönetmeni
yucelkesli@hotmail.com
 
  25.10.2017 tarihinde yazdı. (Son Düzenleme: 25.10.2017)  
     
  "Aile Çiftçiliği ve Tarımsal Destekleme"  
     
 

Aile çiftçiliğinin ülkemizde bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini, tarımsal desteklerin yarısının yani 6 milyar TL’nin aile çiftçiliği yapan kişilerin sosyal güvencelerine aktarılmasının çok iyi sonuçlar doğuracağını “Aile Çiftçiliği” yazımda bahsetmiştim.

Neden bu konu önemlidir?

Çiftçilik kavramının toplumda iyi bir yere gelmesini sağlayamadan, özellikle aile çiftçiliğinin durumunu düzeltmeden tarımımızın sorunları aşılamayacak gibi görünüyor. Çiftçiliği bir gelecek olarak insanımızın önüne koyamazsak işimiz zor...

Modern tarıma geçerek bu işi düzeltebiliriz algısı bence ülkemiz için yeterli değil. Ülkemiz coğrafyası binlerce köyden oluşmaktadır (Büyükşehirlerde mahalle oldu çoğu). Bu köylerde yada mahallelerde küçük aile işletmeciliği yapılıyor. Çiftçi kayıt sistemine kayıtlı 3 milyon kişi var. Ancak küçük çiftçilik yapanlar buraya kayıt yaptırmıyor. Yaptırsa da elde edeceği gelir oldukça düşük olmaktadır. Bu nedenle ülkemizde halen 5 milyon toplam çiftçilik yapan aile olduğunu tahmin ediyorum.

Bu aileleri bütçe imkanları doğrultusunda sosyal güvenlik şemsiyesi altına alarak onlara sosyal bir statü vermek ve bunu devam ettirmek gereklidir. Herkes okumak memur olmak veya esnaf olmak zorunda değildir. Çiftçilikte bu sayede bir amaç olarak gençlerin dikkatini çekecektir. Sosyal yapımız çok hızlı bozuluyor. Bunu engellemenin en temel yollarından biri olarak görüyorum.

Bu sayede devlet güvencesi altına alınan çiftçilik mesleği, üzerinde emek sarf etmek ve elde edilmek istenen bir statü haline gelecektir.

Peki nasıl seçim yapılacak ve kimler çiftçilik payesini kazanacaktır?

Çiftçilik için belli yaş ve tarımsal üretim yapma şartlarını başta koyabiliriz. Bunlara ilave olarak kırsalda yaşama şartı konulur. Tarımsal üretim yaptığını her yıl ispat eder. Bunu ülkemizde her ilçede var olan ziraat odaları sayesinde yapabiliriz. Bu ziraat odalarında çiftçilik ehliyetinin devam edip etmediğine dikkat edilir ve bir ehliyet verilir. Bunun düzenli işleyip işlemediğini, İlçe Gıda tarım ve Hayvancılık Müdürlüğündeki teknik personel de takip edebilir. Böylece Tarım Bakanlığının yönlendirme ve denetleme etkisi daha çok ortaya çıkar.

Çiftçi ailesi tanımının alt ve üst sınırları belirlenir. Yani kimlerin çifti ailesi statüsüne kavuşacağının kuralları ortaya konulur. Büyük işletme sahipleri yine Bakanlığın desteklemelerinden yararlanmaya devam eder. Büyük tarımsal üretim yapan, imkanları tarımsal teknolojiye uygun işletmelerde, bugün var olan mevcut destekleme modelleriyle desteklenmeye devam edilir. Aile çiftçiliğinin yaşatılması büyük çiftlikleri olan kişilerin hakkını başkalarına vermek anlamına gelmez. Sadece dezavantajlı insanlarımızı tarımsal üretimin içinde sürekli tutmak temel hedeftir.

Kırsalda yaşayan ve sadece sosyal güvencesi devlet tarafından ödenen aileler nasıl geçimini sağlayacak?

Buradaki hedef kitle zaten aile işletmeciliği yapan ve tarımsal üretime katkı sunan aileler olmalıdır.  Hiçbir tarımsal üretim yapmayan veya yapamayan zaten bu sistem içinde şansı olmayacaktır.

Bu önerilen sistem sadece istihdam sağlamak için yeni iş alanları oluşturma amacında olmamalıdır. Mevcut olarak kırsalda yaşayan, ancak kendi ailesini doyurabilen ailelerden bahsedilmektedir. Şayet bu aileleri doğdukları yerde doymalarını sağlamadığın sürece, ilk fırsatta şehre göç edeceklerdir. İşte bu gruba giren ailelerin devlet desteğiyle itibarlarının arttırılması, yaptıkları tarımsal üretimi az kar da elde etse, devam ettirmelerini sağlayacak bir sistem olarak düşünmeliyiz.

Zaten sorunun temelinde, tarımdan elde edilen gelirin yine tarımsal faaliyeti devam ettirmek amacıyla kullanılmaması yatmaktadır. Çiftçilerimiz elde ettiği gelirden sosyal güvenliğe pay ayırma ihtiyacı hissetmiyor. Gerek iklim koşullarında, gerekse ekonomik koşullardaki en küçük dalgalanma, en fazla bu kesimdeki insanımızı etkiliyor ve tarımdan başka sektöre geçme ihtiyacı hissediyor. İşte tam burada aile çiftçiliğini destekleyecek tarımsal politika yani devlet tarafından belirlenen ailelerin sosyal güvenlik şemsiyesi altına zorunlu olarak alınması bu duygunun ortadan kalkmasını sağlayacaktır.

Birkaç milyon çiftçi ailesini, devletin sosyal güvencesi altında, mutlu ve geleceğinden emin bir şekilde görmek ümidiyle herkese saygılar selamlar.  

  

 

 
     
  Yazarın Tüm Yazıları  
  » Arazi Toplulaştırmada Sorunlar ve Çözüm Önerileri [14.11.2017]  
  » Tarım ve Arazi Toplulaştırma [13.11.2017]  
  » Tarım ve Adalet [09.11.2017]  
  » Çiftçinin Kandırılması [02.11.2017]  
  » Aile Çiftçiliği ve Tarımsal Destekleme [25.10.2017]  
  » Aile Çiftçiliği [23.10.2017]  
  » Çiftçi, Köylü, Tarım İşçisi [17.10.2017]  
  » Yeter Gelirli Tarımsal İşletme Büyüklüğü [10.10.2017]  
  » TARIMIN SOSYOLOJİSİ [23.08.2017]  
  » YANLIŞ ALGILAR [28.07.2017]  
  » KÜLTÜRLÜ OLMAK NE DEMEK? [31.07.2014]  
  » SOMA'DAN DERSLER [19.05.2014]  
  » TOPRAK KORUMA VE MİRAS KANUNU ÜLKEMİZİ SALLAYACAK!!! [07.05.2014]  
TZYMB E-ÜYE
TZYMB E-ÜYE sistemine http://www.tzymb.org.tr/uye adresinden ulaşabilirsiniz.
SÜRELİ YAYINLAR