Untitled Document
  TARIMDAN ESİNTİLER  
  Dr. YÜCEL KEŞLİ/Genel Yayın Yönetmeni
yucelkesli@hotmail.com
 
  17.10.2017 tarihinde yazdı. (Son Düzenleme: 19.10.2017)  
     
  "Çiftçi, Köylü, Tarım İşçisi"  
     
 

Ülkemizde bu üç kavram halen birbirinden kesin çizgilerle ayrılmış değildir. Gıda, tarım ve hayvancılık Bakanlığımız başta olmak üzere ziraat mühendisleri meslektaşlarıma bu soruları sorsam da hepsi farklı tanımlamalar yapabilirler. Oysa bu tanımların anlamları gerçekten birbirinden çok farklıdır. Sosyolojik tabanda bunların birbirine karıştırılması, tarımımızın istenilen noktalara gelememesinde önemli bir etkendir.

Çiftçiyim demekten utanıyoruz.

Köylüyüm demekten utanıyoruz.

Tarım işçisiyim demek zaten hiç mümkün değil.

Bu üç kavramın birbirine karıştırılması ve toplumda bu gruplara karşı kimse açıktan söylemese de bir aşağılama tabiri olarak kullanılması maalesef yaygındır. Bir insanın maddi imkanları olmaya bilir ve tarım işçisi olabilir. Bir insan köyde doğmuştur, okuyamamıştır, ve bir meslek sahibi olamamıştır ve doğduğu yerde yaşamını sürdürmektedir. Bu kişiler evet köylüdür. Köyde kıt kanaat geçinir veya yaşamını sürdürür. Bu çok olağan bir durumdur. Köyde yaşamını sürdürmek için, o günkü var olan günlük işlerde çalışır ve hayatını sürdürür. Bu bazen yük taşıma olabilir bazen hayvan bakmak olabilir, bazen inşaat işleri olabilir. Köyde yaşamak şehirde yaşamaya göre daha ucuzdur. Daha kolaydır. Kira vermezsin, çok az dışarıdan ihtiyaç malzemesi alırsın, aldığın şeyler şehre göre çok daha ucuzdur, sabit giderlerin daha azdır. İşte köylü demek kıt kaynaklarla köyde yaşayan insanımızdır.

Tarım işçisi, sürekli olarak bir başkasının tarımsal faaliyetinde günlük bedel karşılığında çalışan, genellikle köyde ikamet eden ve hayatını tamamen bunun üzerine kurmuş kişilerdir. Bu kişilerin bazıları da şehirlerin dış çeperlerinde yaşayan insanlardan da oluşmaktadır. Alın terini sürekli akıtarak yaşayan bu insanlar her gün evlerine rızıklarını helal yoldan götüren değerli insanlardır.

Çiftçi ise herhangi bir tarımsal faaliyet sonucu kendi malını üreten kişi ve ailelerdir. Ülkemizde bu durumda olan yani çiftçi ailesi tanımına uyan resmi rakamlarla 3 milyon çiftçi ailesi bulunmaktadır. Ancak bu çiftçi ailelerinin ne kadarı işadamı, avukat, doktor, öğretmen, mühendis, işveren veya benzeri diğer mesleklerden bilmiyoruz. Bu 3 milyon resmi anlamdaki çiftçi ailelerine ilaveten daha en azından 1 milyon çiftçi kayıt sistemine (ÇKS) girmeyen çiftçi ailesi olduğunu düşünüyorum. Gerek alın terini-emeğini, gerekse yöneterek veya her ikisini birlikte kullanarak tarımsal bir faaliyet sonucu kendi malını üreten kişilere çiftçi denilmektedir.

Bir insana ne iş yaparsın diye sorduğumuzda alacağımız cevap yukarıdaki 3 grup arasında net olarak bir ayrıma gidilmediğini gösterecektir. Kimisi çiftçiyim diyecektir, kimileri de köylüyüm diyeceklerdir. Bu bakış açısı farkı toplumda olduğu gibi tarımımızı idare edenlerde de kafa karışıklığına sebep olmaktadır. Özellikle tarımsal politika geliştirme de sorunlar ortaya çıkarmaktadır.

Toplumsal barışımızın sağlanması, ülkemizin elde ettiği gelirin adil bir şekilde bölüştürülmesi için bu ayrımın daha net çizgilerle ayrılması gerekmektedir. Üzerinde durmamız gereken konuların, eksik kalan yanlarımızın düzeltilmesinde bu önemli bir kriterdir.

Köyde yaşayan vatandaşlarımızın elde edilen gelirden pay alma yöntemi, çiftçilik yapan insanımızla farklı olmalıdır. Tarım işçiliği yapan kişilere bakışımız ve politikamız ayrı olmalıdır. Bunlar birbirinden ayrılmadığı için, köylünün, çiftçinin ve tarım işçisinin sorumları tarımsal destekler üzerinden halledilmeye çalışılmaktadır. Bu durum hem insanımızı üzmekte, hem de tarım üretimini arttırmaya yönelik çaba gösteren ziraat mühendislerinin işini zorlaştırmaktadır.

Sonuç olarak, çiftçi, köylü ve tarım işçisi tanımlarını tekrar gözden geçirmeli ve buna göre politika belirlemeliyiz. Bu politikalar sonucunda çiftçiyim demekten, köylüyüm demekten ve tarım işçisiyim demekten utanmamaya başlayacağız. Hatta yaptığımız işten gurur duyacağımız günler gelecektir. 

 
     
  Yazarın Tüm Yazıları  
  » Arazi Toplulaştırmada Sorunlar ve Çözüm Önerileri [14.11.2017]  
  » Tarım ve Arazi Toplulaştırma [13.11.2017]  
  » Tarım ve Adalet [09.11.2017]  
  » Çiftçinin Kandırılması [02.11.2017]  
  » Aile Çiftçiliği ve Tarımsal Destekleme [25.10.2017]  
  » Aile Çiftçiliği [23.10.2017]  
  » Çiftçi, Köylü, Tarım İşçisi [17.10.2017]  
  » Yeter Gelirli Tarımsal İşletme Büyüklüğü [10.10.2017]  
  » TARIMIN SOSYOLOJİSİ [23.08.2017]  
  » YANLIŞ ALGILAR [28.07.2017]  
  » KÜLTÜRLÜ OLMAK NE DEMEK? [31.07.2014]  
  » SOMA'DAN DERSLER [19.05.2014]  
  » TOPRAK KORUMA VE MİRAS KANUNU ÜLKEMİZİ SALLAYACAK!!! [07.05.2014]  
TZYMB E-ÜYE
TZYMB E-ÜYE sistemine http://www.tzymb.org.tr/uye adresinden ulaşabilirsiniz.
SÜRELİ YAYINLAR