ŞUBE BAŞKANLIKLARIMIZ, İL VE KURUM TEMSİLCİLERİMİZ ZİRAİ ÖĞRENİMİN 161. YILDÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ ÇERÇEVESİNDE ANKARA’DA BULUŞTU
27.01.2007
Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği, Zirai öğrenimin 161. yıldönümünde; tüm Şube Başkanlıkları ve İl temsilcilerini 20 Ocak 2007 günü Ankara’ya davet etti. Ayrıca; Zirai öğrenimin yıldönümünü kutlama etkinlikleri çerçevesinde Birliğimizce “Türkiye’de Çiftçi Örgütleri” konulu bir konferans düzenlendi. Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Dr. Ahmet ERDURMUŞ’un açılış konuşmasını yaptığı konferans Muğla Üniversitesi İktisadi ve İdari bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemil ERTUĞRUL tarafından verildi ve konferansa TZYMB yönetim kurulu üyeleri ile Birliğimiz 7 Şube Başkanlığı ile Ankara Kurum ve İl temsilcilerimiz ve birçok üyemiz katıldılar.


Konferanstan sonra TZYMB şube, il ve kurum temsilcileriyle bir “İstişare Toplantısı” yapılmıştır. Toplantıda TZYMB Yönetim ve Denetim Kurullarının 2006 yılı faaliyetleri ile 2007 yılı çalışmalarına ilişkin görüş ve öneriler değerlendirilmiştir.

Başkan Erdurmuş: Biz Bu Yolu Seçerken  Bir Menfaat Beklenmeyeceğini Biliyorduk…

 

Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği Genel Başkanı Dr. Ahmet ERDURMUŞ Zirai öğrenimin 161. yıldönümü münasebetiyle düzenlenen konferansın açılışında yaptığı konuşmada; “Birlik yönetimine talip olduğumuzda “Birlik’te birlik” olmanın mesajını vermiştik. Zira 57. Hükümet döneminde; uzun yıllardır görev bekleyen, yetişmiş arkadaşımız çoktu, verilecek görev azdı. Bazı arkadaşlarımız kendine ait orijinal projelerini uygulama fırsatını elde edemediler. Beklentiler tam karşılanamadı, küskünlerimiz oluştu. Aslında kimsenin küsmeye hakkı yoktur diye düşünüyorum . Zira biz bu yolu seçerken bir menfaat beklenmeyeceğini biliyorduk.” dedi

 

TZYMB Genel Başkanı Dr. Ahmet ERDURMUŞ  konuşmasında şunları söyledi;

Özellikle Türkiye’nin  dört bir yanından, çağrımıza uyarak, yılın bu mevsiminde, buraya teşrif eden şube ve il temsilcilerimize teşekkür ediyorum. Bir olmak, birlik olduğumuzu göstermek bakımından bu önemli bir feraset örneğidir diye düşünüyorum ve öyle kabul ediyorum. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.

Bundan 161 Yıl önce Türkiye’de tarım öğrenimi sistemli olarak başlamıştır. Ancak Üniversite eğitimi veren ilk tarım eğitim kuruluşu 1933 Yılında öğrenime başlamış, ilk mezunlarını 1937 yılında vermiştir. Görüldüğü gibi Ülkemizde ziraat mühendisliği unvanının kazanılmaya başladığı tarih pek de eski değildir. Bugün sayısı 28’e ulaşan ziraat fakültelerinden mezun olan ziraat mühendislerinin sayısı oldukça kabarık olmasına rağmen Türkiye tarımının sorunları çözülmüş değildir.

Sabahki konferansta da dile getirildiği gibi Türkiye’de tarımın örgütlenmesi henüz tamamlanmış değildir. Burada tarımımızın çözüm bekleyen  önemli sorunlarını bir çırpıda ana başlıklar halinde sıralayabiliriz. Zira sorunlar açıklığa kavuşmuş ve her siyasi gurup tarafından da kabul görmüştür.

Ben bu konuşmamda Türkiye tarımının önemli ve güncel konularına arada bir girmek istiyorum. Benim asıl ifade etmek istediğim konular ise Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliğinin kendi iç meseleleri olacaktır.

Bildiğiniz gibi Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliğimiz bundan yaklaşık 68 yıl önce mesleki dayanışmayı sağlamak amacıyla kurulmuş olup otuz yıldan daha uzun bir süredir de Ülkücü Ziraat Mühendislerinin yönetimi altındadır. Birliğimizin Türkiye’de uygulanan tarım politikalarında etkin olduğu uzun dönemler olmuştur. Yine Birlik mensuplarımız Türkiye tarımının idaresi ve yönlendirilmesinde çok önemli  kamu görevleri ifa etmişlerdir. Bu çalışmaları nedeniyle birliğimiz mensupları çok defa takdir edilmekle birlikte, bazen de – özellikle mevcut iktidar döneminde olduğu gibi – cezalandırılmışlardır. Her türlü olumsuzluklara rağmen Birlik Yönetimleri kendilerinden beklenen çalışmaları sergilemeye çalışmışlardır. Biz de mevcut yönetim olarak görevimizi yapmaya çabalıyoruz. Becerip beceremediğimiz konusunda takdir sizlere aittir. 

Birlik yönetimine talip olduğumuzda “Birlik’te birlik” olmanın mesajını vermiştik. Zira 57. Hükümet döneminde ; uzun yıllardır görev bekleyen, yetişmiş arkadaşımız çoktu, verilecek görev azdı. Bazı arkadaşlarımız kendine ait orijinal projelerini uygulama fırsatını elde edemediler. Beklentiler tam karşılanamadı, küskünlerimiz oluştu. Aslında kimsenin küsmeye hakkı yoktur diye düşünüyorum . Zira biz bu yolu seçerken bir menfaat beklenmeyeceğini biliyorduk… Bu şartlar içerisinde yeniden Birliğimizi sağlamak için yola çıktık. Sizler de bizim bu projemizi onadınız ve bu tercih neticesinde 10 ayı aşkın bir süredir “Birliğin” başındayız, bir şeyler yapmaya çalışıyoruz.

Birlik üyelerimizin  toparlanmasında  belli bir mesafe aldığımıza inanıyorum. Dargınlıklar ve küskünlükler diyalog eksikliğinden, anlaşılamamaktan ve anlatamamaktan kaynaklanıyor. Bunu gidermek için biz olanları, düşüncelerimizi sizlere anlatalım. İkna olmak veya olmamak sizin bileceğiniz iş. Birlikten bahsedeceğiz demiştim.. Oraya gelelim.. Biz  işe önce 51. Olağan Genel Kurulumuzda tadil gören yeni Tüzüğümüzü hıfzetmekle ve üyelerimizle paylaşmak suretiyle  başladık. Sonra Birliğe kayıtlı Üç binin üzerindeki üyeye ulaşmak istedik. Fakat baktık ki ne mümkün. Siirt’ten aradığımız Tokat’ta çıkıyor. İzmir’de aradığımız arkadaşımız Van’da.  Üyelerimiz yer değişikliğini ve adres değişikliğini Birliğine bildirmemiş.  Bu karışıklığın  önüne geçmek için Yönetim olarak; Öncelikle il temsilcilerini belirleyelim dedik, altı ilimiz hariç bunu sağladık. Temsilcilerimizin büyük bir kısmı burada. Arkadaşlarımıza, kayıtlarımıza göre  kendi illerinde görülen üyelerimizin listelerini gönderdik. Bu işlemi Şubeler için de yaptık. Arkadaşlarımız listelerini büyük oranda güncellediler. Bir kısmı önceden Birliğe gönderdi, bir kısmı burada teslim etti. Kalanı da her halde en kısa zamanda tamamlayıp gönderecek.

Bana göre, bir üyenin -hangi dernek veya kuruluşun üyesi olursa olsun– öncelikle mensubiyet şuurunu taşıması gerekir. Eğer bu yok ise üyeliğin şahsi bir çıkar için gerçekleştirildiği manasını çıkarmak gerekir. Üyelerimizin aidatlarını ödemelerini istedik. “Bağlılığın göstergesi aidat yani paradır” demek istemiyorum. Ancak Birliğimizin ve özellikle de camiamızın aleyhinde konuşan üyelerimiz var.  Bunu hastalık haline getirmişler. Bunlar genellikle işte bu vecibelerini hiç yerine getirmeyenler. Sanki adamları kendimize sövsün diye Birliğe üye etmişiz… Gerçek üyelerimizin aidatlarını ödememelerinde ise  Bizim de, yani Birlik yönetimlerinin de hatası ve ihmali var. Arkadaşlarımızın görevlerini yerine getirmelerine yardımcı olamadık. Arkadaşlar, herkes Birliğe karşı vecibelerini yerine getirecek. Bunu yapmak zorundayız.

Bir çok arkadaşımızın şikayetine sebep olan, üye kayıtlarında ciddi araştırma yapılmadığı konusuna gelince… Biz yönetim olarak henüz hiç yeni üye kaydı yapmadık diyebilirim. Üye Kayıt formlarını tadil gören yeni Tüzüğümüze göre yeniden hazırlayıp bastırdık ve ilgili Şube ve Temsilciliklerimize ulaştırdık. Bundan sonra üye kayıtlarından temsilcilerimiz sorumlu. Üyeler ile ilişkiler komisyonundaki arkadaşlarımız, bundan sonra temsilcimizin teklifini taşımayan üye kayıt formunu kabul etmeyeceklerini bana söylediler, ben de size aktarıyorum.

İnanmış, bir gaye uğrunda kenetlenmiş insanlardan oluşan teşkilatlarda, sayının çok da önemli olmadığını biliyoruz. Önemli olan kemiyet değil keyfiyettir. Tabi ki sayının da fazla olması arzu edilir. Ancak gayelerin gerçekleştirilmesi için çok üyeden ziyade bağlı, üretken üyelere ihtiyacımız var. Onun için öncelikle bir durulalım. Sonra çemberi yine genişletiriz. Merak etmeyin istemesek de zamanla çember büyüyor..

Temsilcilerimiz ve Şube yönetimlerimiz kendi hinterlandındaki üyelerimizi tespit edip, saflaştıracaklar. Mutlaka tüm üyelerimizin telefon ve adreslerini bilmek istiyoruz.

Niçin? Bugün için, ilerisi için.. Aslında, takip edeniniz varsa bilecektir- daha önceden duyurduk-  adresleri yanında üyelerimizin  diğer bilgilerini de güncelleyebilecekleri elektronik ortamı da hazırladık. Arkadaşlarımız üyelerimizin her biri için bir şifre hazırladılar. Üyelerimiz sadece kendileri ile ilgili bilgilere ulaşabiliyorlar. Bu konu ile görevli arkadaşlarımız ise bütün bilgilere ulaşabiliyorlar. Bu sistemi çalıştırmak bile bize büyük kolaylıklar sağlayacaktır. www.tzymb.org.tr sizin internetteki Birliğiniz.

Başkan ERDURMUŞ; Birlik olarak iki dergiyi yayınlamaya devam ediyoruz. Ziraat Mühendisliği ve Türk Ziraat Haber.

Bazen sekteye uğrasa da iki dergiyi yayınlamaya devam ediyoruz. Ziraat Mühendisliği ve Türk Ziraat Haber. Birincisi ilmi, ikincisi aktüel haber dergisi. Dergiyi yayın hayatında tutmak oldukça zor bir iş. Bunu sizler de biliyorsunuz.  Ancak  zorluklarına rağmen bu dergileri yayınlamaya devam ediyoruz. Bu dergileri üyelerimizin büyük bir kısmına ulaştıramıyoruz. Niçin ? .. Adresleri bilinmediği için. Aslında Haber Dergisini Web’e taşıdık sayılır . Haber dergisini Web’den devam ettirmek gibi bir düşüncemiz vardı… Olmadı ! . Üyelerimiz buna rıza göstermediler.  Birlikle ilişkilerini sıcak tutan üyelerimiz dergiyi masasında veya sehpasında bulundurmak istiyor. Ancak Dergiyi hazırlayıp bastırmanın maliyetini bir kenara bırakalım, üyelere postalanması bile önemli yük getiriyor Birliğimize . Bu sebeple dergileri ancak aidatlarını ödeyen üyelerimize göndermeye başladık. Üyelerimizin aidatlarını tam ve zamanında ödemelerini istiyorum. Bu konuda başka bir ifadede bulamıyorum.

Burada diğer önemli bir konuya kısaca değinmek istiyorum. Kendileri nizamlara uymayan insanlar veya topluluklar nizam getirme iddiasında olamazlar. Biz Genel Merkez olarak, Dernekler Yasasının gereklerine uyuyoruz ve bütün resmi işlemlerimizi uygun hale getiriyoruz. Genel Merkez dışındaki birimlerimizin de aynı olması lazım. Bu böyle değildir manasına kullanmadım bu cümleyi. Fakat ilk belirlemelerimize göre bazı şubelerimizin uyarılması gerektiğini anladık. Üye kayıtları tam tutulacak, evraklar zamanında tanzim edilecek, ve faaliyetlerden Genel Merkeze bilgi verilecek.

Değerli arkadaşlarım,

Buraya kadar eksiğiyle fazlasıyla Birliğin yönetimiyle ilgili konularına değindim. Bundan sonra birliğin fonksiyonu ne olmalıdır, ne yapmalıdır sorusunu konuşmak istiyorum.

Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği başta üyeleri arasında dayanışmayı sağlamak zorundadır. Şimdiye kadar anlattıklarımız bir bakıma dayanışmanın alt yapısını hazırlama çalışmalarıydı diyebiliriz. Burada bir konuyu ifade etmeliyim. Mevcut iktidardan önceki hemen her dönemde özellikle bürokrasideki üyelerimizin haksızlığa uğramaması konusunda Birliğimiz başarılı olmuştur. Veya haksızlıkların telafisi mümkün olmuştur. Bu hükümet ve özellikle Tarım Bakanlığı yöneticileri sanki Birlik üyeleri ile uğraşmak için görevlidir. Sözün özü yakın zamanda görülecek hesabımız vardır..

Bildiğiniz gibi TZYMB aynı zamanda kamu yararına çalışan dernekler statüsündedir. Kamu yararına çalışmalıdır. Türkiye’de tarımın gidişatını takip etmek, oluşturulan tarım politikalarını incelemek, bunlar hakkında fikir ve eylem koymak, aynı zamanda da kendi fikri yapısı çerçevesinde politikalar oluşturmak Birliğimizin görevidir.

Bu konudaki çalışmalarımızı ben henüz yeterli bulmuyorum. Sizin de yeterli görmediğinizi biliyorum. Peki ne yapalım?

Önce yapabildiklerimizi ifade edeyim. Panel yapıyoruz, konferanslar düzenliyoruz, hafta sonu sohbetleri düzenliyoruz. Tarım konusunda çıkarılmak istenen yasaların hazırlık aşamasında ve hatta yayınlandıktan sonra kritiğini yapıyor, görüşlerimizi yazıyoruz. Bakanlıkça oluşturulan komisyonlara eksiksiz katılmaya çalışıyoruz. Bunlar ulusal medyada ne kadar yer alıyor ? çok az veya hiç. Neden? Nedenini hepimiz biliyoruz. Bu yaptığımız çalışmalar toplumda, bırakalım toplumu üyelerimiz arasında ne kadar ilgi uyandırıyor? Son yaptığımız “Mekanizasyondaki Gelişmeler” konulu panel için Türkiye’nin üç üniversitesinden konunun kompetanı hocaları getirdik, Sektör temsilcisini de aralarına kattık. Konuyu tartıştırdık. Katılımcı…. Kırk - elli kişi. O da bütün gayretlerimize rağmen. Arkadaşlar “maharet iltifata tabidir” derler,  günümüzde keramet gösteren kaldı mı bilmiyorum ama dernekçilik bir keramet göstermek  ise üyeler de iltifatta bulunmalıdır. Tabi ki bu sözlerimi bir öz eleştirinin neticesi olarak sarf edilen sözler olarak kabul etmelisiniz ve Ankara dışından gelen arkadaşlarımız bu eleştirinin dışındadır.

Basında ve özellikle görsel basında yer alamıyoruz. Türkiye tarımı konusunda söyleyecek sözümüz olmadığından değil, çağrılmadığımız için. Bizi çağırmıyorlar. Kendimizi nasıl davet ettirelim onun çaresini arıyoruz. Bu sorun sadece TZYMB’nin değil bizim gibi düşünen herkesin sorunudur. Medya ile ilişkilerin sıcak tutulmasında ve bu yolla Birliğimiz görüşlerinin tarım kesimi ile paylaşılmasında büyük yararlar bulunmaktadır. Bu konuda fikirlerinize ihtiyacımız var. 

Birlik Yönetimi olarak Ankara dışı teşkilatlarımızın aktif faaliyette bulunması adına ilk çalışmayı başlattık. Bu Türkiye’de çiftçi örgütlenmesi konusunda oldu. Taşradaki arkadaşlarımızın kendi bulundukları illerde tarımın nabzını tutmalarını arzu ediyoruz. Olumlu ve olumsuz gelişmeleri mutlaka takip etmeliler, mahalli sorunları mutlaka tespit etmeliler. Tabi ki politika adına yapılan yanlışlıkları da bilmeliler ve bize iletmeliler.

Türkiye tarımında büyük hatalar yapılıyor. Bunu biliyoruz. Her şey tarımda ilk diye takdim ediliyor. İlkler manzumesinde bu iktidarın bürokratları, bakanları ve hatta başbakan yeterince yer aldı. Çiftçiye gübre yardımının ilk defa kendileri tarafından yapıldığını iddia eden bir Başbakanın yönetimindeki hükümetten ve bu hükümetin uyguladığı tarım politikasından ne bekleyeceğiz. Hükümet; AB, ABD ve uluslar arası örgütlerin talimatlarını uygularken çiftçiyi üretmekten caydırmıştır. Hükümet her şeyin- buna tarımsal girdiler de dahil- fiyatı artarken tarım ürünlerinin fiyatlarının sabit kalmasının üreticiyi ezmek anlamına geldiğinin bile farkında değildir. Hatta bunu bir maharetmiş gibi takdim etmektedir. Tarım Bakanı durmadan çiftçiye 2002 yılında verilen desteğin 1.2 milyar YTL iken 2006 yılında 5.2 milyar TYL’ye çıkarıldığını söylüyor. Ben Bir destekleme kuruluşunda görev yaptığım için biliyorum. Hatta bu konuların takipçisiyim. Bırakın 2002 yılını, daha önceki yıllarda Uluslararası örgütler Türkiye’de tarıma 12 Milyar YTL’nin üzerinde destek verildiğini iddia ederek bunun önlenmesini istiyorlardı. Tespitlerimize göre sadece hububat üreticisinin bu hükümetin uyguladığı yanlış politikalar yüzünden yıllık kaybı 4 milyar YTL’nin üzerindedir.

Ülkemiz tarımı için Birliğimiz üyesi ziraat mühendislerinin oluşturacağı milli hassasiyetlere sahip tarım politikalarının uygulanmasında bizlere büyük görevler düşeceğine olan inancımı yineler, hepinizi saygı ve sevgiyle selamlar, çalışmalarınızda başarılar dilerim. Allah yolumuzu açık etsin…

İlgisi olabilecek diğer başlıklar
TZYMB ANTALYA ŞUBE GENEL KURULU YAPILDI
TZYMB KONYA ŞUBESİ İSTİŞARE TOPLANTISI YAPTI
KONYA ŞUBEMİZ GENEL KURUL TOPLANTISI YAPILMIŞTIR
Kurum Temsilcilerimizle toplantı yaptık..
IV. KURUM TEMSİLCİLERİ İSTİŞARE TOPLANTISI YAPILDI
Kurum Temsilcileri İle Yemekli Toplantı
ZİRAİ ÖĞRENİMİN 162. YILDÖNÜMÜNDE ZİRAAT MÜHENDİSLİĞİNİN DURUMU
ZİRAİ ÖĞRENİMİN BAŞLAYIŞININ 162. YILDÖNÜMÜ BASIN BİLDİRİSİ
ZİRAİ KARANTİNA İNSPEKTÖR YÖNETMELİK TASLAĞI HAKKINDA
ZİRAİ ÖĞRENİMİN 162. YILDÖNÜMÜNDE ZİRAAT MÜHENDİSLİĞİNİN DURUMU
ZİRAİ ÖĞRENİMİN BAŞLAYIŞININ 162. YILDÖNÜMÜ BASIN BİLDİRİSİ
“TÜRKİYE’ DE ZİRAİ ÖĞRENİMİN BAŞLAYIŞININ 163. YILDÖNÜMÜ”
TZYMB 68. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ PANEL: TARIMDA DESTEKLEMELER
ZİRAİ ÖĞRENİMİN 162. YILDÖNÜMÜNDE ZİRAAT MÜHENDİSLİĞİNİN DURUMU
ZİRAİ ÖĞRENİMİN BAŞLAYIŞININ 162. YILDÖNÜMÜ BASIN BİLDİRİSİ
TZYMB 68. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ PANEL: TARIMDA DESTEKLEMELER
69.KURULUŞ YILDÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ:“MESLEKTE 30 YIL HİZMET PLAKETİ”
TZYMB 69. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ PANEL: TÜRKİYE’DE SU YÖNETİMİ VE SU HASADI
KURULUŞUMUZUN 70.YILDÖNÜMÜ ETKİNLİKLERİ ÇERÇEVESİNDE EKONOMİK KRİZİN TARIMA ETKİLERİ KONULU PANEL DÜZENLENDİ
“TÜRKİYE’DE ÇİFTÇİ ÖRGÜTLERİ” KONFERANSI ANKARA’DA YAPILDI…
Birliğimiz Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğrencilerini iftar yemeğinde buluşturdu.
TZYMB E-ÜYE
TZYMB E-ÜYE sistemine http://www.tzymb.org.tr/uye adresinden ulaşabilirsiniz.