Birlik Kazandı..
13.05.2010 14:14:04
Birliğimizin 55. Olağan Genel Kurulu tamamlandı. Yoğun katılımın olduğu Genel Kurul’da kazanan taraf Fehmi KİRAZ oldu.


Birliğimizin 55. Olağan Genel Kurulu önceki Genel Kurul’larda yaşanan “heyecansızlık” ve katılım azlığı tartışmalarının aksine yoğun bir ilgi ile başladı. Seçim çalışmaları sürecinde her iki başkan adayının da sağduyulu yaklaşımları sürecin heyecanlı bir yarış şeklinde ve tatlı bir rekabet içerisinde geçmesini sağladı. Bir yanda müthiş heyecan yaşanırken ve bir yandan oy çalışmaları yapılırken diğer yandan da birçok üyemiz il dışından gelen arkadaşları ile biraraya gelme mutuluğu yaşıyordu.

Genel Kurul, davet edilenlerden Kütahya Milletvekili Alim IŞIK, Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Akif PAKSOY, Adana Milletvekili Yılmaz TANKUT, Erzurum Milletvekili Zeki ERTUGAY, Türk Tarım Orman Sen Genel Başkanı Ahmet DEMİRCİ, Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi’nden Prof. Dr. Celal ER, AÜZF Tarla Bitkileri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nilgün BAYRAKTAR, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Eski Müsteşar Yardımcısı Hamit AYANOĞLU, Birliğimiz eski Genel Başkanlarından Ali KÖMÜRCÜ, Rıza RENÇBEROĞLU, Halil BİLİCİ, Nail ÇELEBİ, Ahmet ERDURMUŞ ve 600’den fazla üyemizin katılımı ile gerçekleştirildi.

Davetliler adına bir konuşma yapan Erzurum Milletvekili Zeki ERTUGAY iyi dilekleri ile başladığı konuşmasında: “Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği’nin 70 yılı aşan süredir yaptığı hizmetlerle gerek mesleğine, gerek ülkemize, gerek Türk tarımına yaptığı hizmetlerle, hem bir milli endişeyi taşıyan önemli bir sivil toplum kuruluşu olarak, hem kafasını ciddi meselelere yoran bir meslek kuruluşu olarak gerçekten bu güne kadar çok önemli katkılarda bulunmuş, hizmetler yapmıştır. En azından varlığı çok şey ifade eden bir sivil toplum kuruluşudur. 60-70’li yıllardan gelen bir meslektaşınız, bir çoğunuzun hocası veya ağabeyi olarak bu duyguyu ben en zor dönemlerde yaşadım. Bu bakımdan bugünkü ortamda artık sivil toplumun dejenere olduğu, birçok menfaat şebekelerinin adeta adrese posta kuruluşların çoğaldığı bir dönemde ister istemez artık demokrasinin iki ayağından biri olan ve sesini duyuran sivil toplum örgütlerinin devlet ve siyaset hayatındaki etkinliği ve rolü malesef eskisi kadar belirleyici ve yönlendirici değildir.

Esas söylemek istediğim şudur: Türk Ziraat Mühendisleri Birliği Birliği önemli bir meslek kuruluşumuzdur. Ve bu kuruluşumuza hayatiyet veren, kuran, hizmet eden ve bu hizmet sırasında, hizmeti tamamladıktan sonra ebediyete intikal eden bütün meslektaşlarımızı, büyüklerimizi hocalarımızı minnetle anıyorum. Rahmet diliyorum. Allah onlardan razı olsun. Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli’nin kongremize selamlarını, sevgilerini ve başarı dileklerini sizlere arzediyorum.
Değerli arkadaşlarım ülkemiz çok önemli bir süreçten geçiyor. Adeta beka sorunuyla karşı karşıya olduğu önemli bir dönemden geçiyor. Bugün bazı değerleriniz açısından, varlığınız, birliğiniz geleceğiniz açısından inanın çok çok vahim düşündürücü noktadayız. Bu bakımdan siyaset kurumu kadar sivil toplum kuruluşlarının da hele hele milliyetçi meslek kuruluşlarının da çok önemli ve tarihi görevleri vardır. Türkiye her manada son sürat bir maceraya doğru sürükleniyor.

Bunu bir siyasetçi olarak değil meslekten bir arkadaşınız olarak milli hassasiyetleri olan bir arkadaşınız olarak ifade ediyorum.

Ben Türkiye’nin Türk tarımının çok kötü idare edildiği kanaatindeyim, çok yanlış işler yapıldığı kanaatindeyim. Bunu da her vesile ile diğer arkadaşlarım, MHP meclisteki sözcüleri gerekse ben komisyonlarda veya genel kurulda her vesile ile açıkça ifade ediyoruz. Özellikle mesleğimizle ilgili söylüyorum. Getirilen yasal düzenlemelerin birçoğu bu ülke hayrına değildir. Bu ülkenin tarımına iyilik getirmeyecektir. Bu ülkede Türk tarımına hizmet eden insanların gönül rahatlığı ile daha verimli daha etkin, daha milli, daha ülkesinin faydasına yararcılığını artırıcı mahiyette onları motive eden bir tarzda değildir.

Teşkilat yasası tam bir tasfiye yasasıdır. Kendi getirdiği insanları dahi yeniden bir gözden geçirmek için, elekten geçirmek için kendilerine hukuk engelini de kaldırarak ortaya çıkardıkları bir tuzak yasadır.”
Ertugay, bu yasanın Tarım Bakanlığını tamamen sıfırlayan bir mantıkla hazırlanmış bir yasa olduğunu belirterek, bu yasanın komisyonda dokuz hafta görüşüldüğünü belirterek, normal yasanın bir alt komisyonda bir oturumda geçtiğinin de altını çizdi.

Türkiye’nin elinin kolunun dış pazarda bağlandığını belirten Ertugay, Türk çiftçisinin rekabet edemez hale getirildiğini, Türk tarımının 15 sonra geldiği noktanın utanç verici bir şekilde et ithalatı noktası olduğunu belirterek, 8 yıldan beri tarım bakanlığının tüm yaptıklarının yalandan ve fiyaskodan ibaret olduğu sonucunu ortaya koyduğunu belirti.

Konuşmasının sonunda Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği'nin kendi ailesi olduğunu belirten Ertugay, genel kurulun camiaya ve ülkeye hayırlı olması temennisi ile sözlerini bitirdi.

Türk Tarım Orman Sen Genel Başkanı Ahmet DEMİRCİ Türk Ziraat Mühendislerini bir çatı altında topllayan böyle bir Birliğin olmasından duyduğu gururu dile getirerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Şahsım adına, teşkilatım adına konfederasyonum adına en kalbi duygularımla saygılarımla sizleri selamlıyorum.
Çok değerli meslektaşlarım, bir kardeş kuruluşumuz, mensubu olmaktan her zaman gurur duyduğumuz, şahsım olarak büyük bir gururum olan, geçmişte de hasbel kader görevler icra ettiğim bu kutsal çatının birlik ve bütünlük içerisinde bugüne kadar yürüttüğü bu hizmetleri bundan sonra da yürüteceğinden hiçbirimizin bir kuşkusu yok. Meslekte, Birlikte bir sıkıntımız yok ama ülkede oldukça sıkıntılar yaşıyoruz. Kamu çalışma hayatı ağırlıklı olarak icra ettiğimiz bu meslekte kamu çalışanları meslek mensupları olarak bizler, trajediler yaşıyoruz. Başlıklar halinde bunlara değineceğim sizlere. Yine bu trajedilerden biriyle ilgili bir mitingimiz var. Türkiye Kamu Sen olarak, Abdi İpekçi Parkının içerisinde Kamu Hastane Birliklerini protesto ediyoruz. Yapılmaya çalışılan Sağlık hizmetlerindeki devletleşmeyi yok etmeye aday uygulamaları protesto etmek için orada olacağız.’
Demirci son iki aylık dönemde kendi açılarından yoğun bir meclis gündemi geçirdiklerini belirterek, ‘Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın adının geçtiği. Tarım ve Gıda Bakanlığı Teşkilat Kanun Tasarısı, Sayın Ertugay hocamızın önderliğinde bizlerin katkılarıyla yoğun bi katkı sağlamay gayret ettik. Ama gelinen nokta hiç açıcı değil. Tamamen Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'nın ya da Tarım Bakanlığı anlamının merkezden taşraya, taşradan merkeze doğru oluşmuş network sistemini dağıtmaya matuf aslında ne yapılmak istendiği bizim aklımızla bizim beynimizle çok yorumlayamadığımız ama mutlaka şeytanca fikirlerin içinde olduğu bir yapıyı önümüze koyuyorlar. İşte muhtemeldir ki ayın 15’inden itibaren önümüze Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda da getirecekler. Yapı çok net… Yapı merkezi taşradan koparmaya aday ve tarımda taşra yapılanmasını tamamen mahalli idarelerin altına sokacak personel ünvanlarını birilerinin kafalarına göre şekillendirmeye aday ama yoğun sıkıntıların içinde olduğu bir kanun yapısı olacak. Türk Ziraat Mühendisleri Birliğimizle beraber diğer sivil toplum kuruluşlarının da katkısıyla tamamen mantıklı, tamamen devletin işleyişine yönelik oldukça kapsamlı fikirler ürettik. Büyük bir beklenti vardı. Beklentinin temelinde kamu çalışanları olarak bizlerin ekonomik anlamda en azından rahatlayabilecekleri "acaba bir düzenleme olabilir mi?" düşüncesini alt komisyonda sayın hocamızında desteği ile hep beraber ve oy birliği sağlanarak taslağa eklenen tek madde olarak tarım tazminatı konusu gündeme gelmişti. Fehmi Kiraz Başkanım Bakanla biraz şiddetli tartışmalar yaşadı. Sonra bizler müdahale ettik. Sayın Bakan Fehmi Başkanıma tarım tazminatı konusunda hiçbir söz vermedim dedi. Özellikle Ankara’da şube müdürü ve üstünde görev yapan arkadaşlarıma bi hatırlatma yapmak istiyorum. Sayın Bakanın yeni Bakan olduğunun yaklaşık ikinci üçüncü ayında Bakanlığın alt katındaki toplantı salonunda Maliye Bakanlığından gelen iki daire başkanının klavuzluğunda "gelin bu teşkilat kanununa he deyin, he dedirtin millete de ek ödeme alalım" diyen biz değildik. Sayın Bakana bunu hatırlattığımızda da cevap net. Ben Hükümetin bir üyesiyim sevabıyla günahıyla üyesiyim. Bir hesap varsa veririm. Evet hesabı mutlaka verecekler. Öyle hesapsız iş yok. Mutlaka bu hesabı soracağız. Bu hesabın karşılığını alacağız. Dünyada alacağız mutlaka da, büyük hesap gününün sahibi zaten bu hesabı bize bırakmaz, alır. Evet değerli meslektaşlarım üst komisyonda Sayın Bakan teklifi geri çekti. Genel kurul sürecinde gene Sayın hocamla beraber mücadelemizi vereceğiz. Sonucu hep beraber göreceğiz. Ama yapı özellikle bakanlığın teşkilat yapısı bugüne kadarki sıkıntılarına sıkıntı katacak yeni düzenlemelere adaydır şu anda. Ve bundan sonraki yapının ne olacağı çok net değil."
Her türlü haksılığa hukuksuzluğa rağmen kendi içlerindeki dayanışma ruhu ile ve birbirlerini kardeşçe kucaklama duygusu ile bunları alt etkilerini ifade eden Demirci, aynı güç ve kararlılıkla mücadelelerinin devam edeceğini belirterek konuşmasını tamamladı.
Genel Kurul üyelerine hitaben bir konuşma yapan Fehmi KİRAZ şunları söyledi:
Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliğinin 55.Olağan Genel Kurulunun birliğimize, camiamıza, Türk Tarımına ve ülkemize hayırlı olması dileklerimle sözlerime başlamak istiyorum.
Siz gönüldaşlarımızın teveccühü ile 2 yıldan beri Birliğimiz yönetim kurulu olarak görevimizi sürdürme ve sizlerin güvenine layık olma gayreti içerisinde olduk.
Türkiye’mizin içinde bulunduğu durum hepimizin malumu. Ülkemiz üzerinde oynanan oyunların farkındayız. Devletin sistemi, kurumsal yapıları ve milletimizin temel değerleri her geçen gün aşındırılarak ülke ve millet bütünlüğü yok edilmeye çalışılmaktadır. Ülkemiz ve milletimiz üzerine oynanan oyunlar insanımızda bir yılgınlık ve karamsar bir ruh hali meydana getirmektedir. Milletimizin üzerine sinmiş yılgınlık ve bıkkınlığı, ülkemiz üzerindeki kara bulutları dağıtacak ve kaldıracak, milletimizin önünü aydınlatacak, rehber olacak kuruluşlardan birisi de göz bebeğimiz ve ülkemizin lokomotif sivil toplum kuruluşlarından birisi olan TZYMB’dir.
Türk milletinin temel değerlerini benimseyen, ülkemize ve milletimize sevdalı olan her biri gönül ve dava adamı olan meslektaşlarımız ve ağabeylerimiz tarafından son 35 yılda birliğimiz müstesna bir misyon yüklenmiştir. Bu misyon Türk tarımı ile birlikte, ülkemizin bugünü ve yarını için düşünen, fikir sancısı çeken bir misyondur. Bu misyon ülkemiz tarımı ve geleceği için her biri birbirinden kıymetli güzel insanların buluştuğu bir yuva hatta bir ocaktır. Bu kuruluş milletimizin ve ülkemizin dimdik ayakta durmasının tek yolunun ancak milli birlik ve beraberlik şuuru ile olacağının farkında olan meslektaşlarımızın bir araya geldiği, buluştuğu bir kuruluştur. Bu nedenledir ki, bizi seven sevmeyen herkes tarafından kuruluşumuz misyonuna yakışır bir şekilde “BİRLİK” adıyla anılmaktadır.
Birliğimizin yüklenmiş olduğu gerek bu misyon, gerekse bu misyonu gerçekleştirmek adına, hiçbir kimseye veya gruba muhtaç olmadan, yaptığı ve yapacağı hizmetlere maddi imkanları sağlamak için kurmuş olduğu sistem, bütün sivil toplum kuruluşlarınca gıpta ile izlenmektedir. Birliğimizi bu duruma getiren, maddi ve manevi anlamda katkıları bulunan, bütün meslektaş ağabeylerimize teşekkür ediyor, ölen ağabeylerimize de Allah’tan rahmet diliyorum.
Birliğimiz nezdinde yönetimimizin hiç kimse veya grupla şahsi bir kavgası olmamıştır, olması da düşünülemez. Kavgamız, mücadelemiz ülkemiz tarımını ve çiftçisini yokluğa mahkum eden, ülkemiz ve milletimiz üzerinde türlü türlü oyun oynayanlarladır. Diğer taraftan; BİRLİK çatısı altında kavga etmek bir yana, iyi niyet ve samimiyetlerinden şüphe duymadığımız, ayrılıkların ve kavgaların acısını çekmiş kardeşlerimiz ve ağabeylerimiz tarafından kamuoyunda verilen birlik ve beraberlik mesajlarında (ayrılık, sağduyu ve kavga gibi) sözlerin yer almasının dahi, camiamızın bu hoş olmayan kelimelerle anılmasına neden olacağı ve camiamızdan ses bekleyen aziz milletimizi hayal kırıklığına uğratacağı düşüncesindeyiz. Demokrasinin, geleneklerimizde ve kültürümüzde olan kurultayla aynı özü taşıdığının bilincindeyiz. Kurultaylarda vereceğimiz sınavın, milletimize örnek olacağının bilincindeyiz. Aramızda ancak fikir tartışmalarının olabileceğini, bunun dışında aramıza kimsenin tefrika sokamayacağını herkesin bilmesi gerekir. Enerjimizi harcayacak bir tek yer var, o da ülkemiz ve milletimizin birlik ve beraberliğinin inşasıdır.
2 yıl önce biz burada sizin için hizmete ve kendimiz için külfete talip olduk. Elimizden geldiğince yapmış olduğumuz hizmetlerle görevimizi yerine getirmeye çalıştık. Hedeflerimizin elbette % 100’ü gerçekleşmemiş olabilir. Ama elimizden geldiğince hizmet çıtasını yükseltme gayreti içerisinde olduk. Önümüzdeki 2 yıl için hedeflerimizi daha da büyüterek sizlerden alacağımız destek ve güç ile hizmet çıtamızı daha da yükseltmek istek ve gayretindeyiz.
Birliğimizin en büyük eksikliklerinden biri olan medyada yer alma konusu istediğimiz seviyede olmasa bile bu konuda önemli yol alınmıştır. Bundan sonraki dönemimizde de teveccüh gösterirseniz en önemli hedeflerimizden biri bu olacaktır, Birliğimizin sesini ve Türk tarımının doğrularını halkımıza duyurma gayreti içinde olacağız.
30 civarında basın bildirimiz var, güncel konularda özellikle en hızlı ve en doğru yorumları ve politikaları ortaya koymaya çalıştık.
GDO konusunda olayı siyasileştirmeden birkaç TV programı ve gazetelere verilen beyanatlarla ortada bir risk olduğunu ve bu risk kalkana kadar GDO’lardan uzak durulması gerektiğini, bu sürede de Biyoteknoloji Kurumu kurularak gerek gen aktarımı araştırmalarının gerekse de risk analizi araştırmalarının yapılması gerektiğini söyledik.
Tarım Bakanlığının yeniden yapılanması konusunda mecliste bütün toplantılarda temsil ettik ve en büyük eleştirileri TZYMB yöneltmiştir. Aynı şekilde 4’lü paket konusunda TBMM’de temsil ettik. Öğrencilere çok büyük önem verdik. Kurslar, temsilcilik. Öğrenciler bizim geleceğimiz. TZYMB’nin Aidat toplama 2 yıldır % 50 arttı. Yapılan tv ve gazete programları, projeler, yapılan kurslar, fakülte faaliyetleri gibi faaliyetler katlanarak artı.
İki yıldır mücadelemiz, aynı daldan kopup başka rüzgarların esintisinde toz duman içinde yol alıp, camiamızın ve milletimizin göz bebeğine kadar dalan ve bulandıran yapraklarla oldu. Biz bu gövdeye can suyu verenden bize emanet bırakana kadar canını ve emeğini veren herkesin vebaliyle sahip çıkmaya çalıştık, bize teveccüh gösterirseniz BİRLİK yönetimi olarak, teveccüh göstermeseniz de nefer olarak bu mücadeleye devam edeceğimizden endişeniz olmasın."

Genel Başkanlığa aday olan Hasan Muhammet GÜLDAŞ, seçim sonunda kazananın birlik olduğunu ifade ettiği konuşmasında: “Değerli meslektaşlarım, hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum. Ben bu organizasyonu yapan ve bugüne kadarki çalışmalarda bütün iyi niyetini ortaya koyan başta Fehmi Kiraz kardeşim olmak üzere tüm görev alan arkadaşlarımıza huzurlarınızda hassaten teşekkür ediyorum. Benim Birliğe aday olmam Fehmi Kiraz kardeşimle falan alakalı değil, kimseyle alakalı değil. Ancak görüyoruz ki buradaki sızlanmalardan da anlaşıldığı gibi bizlere layık olmayacak derecede ciddi bir kan kaybımız var. Güç kaybımız var. Yıllar önce neredeyse bırakın kanun çıkarmayı, atamayı bile Birliğe sormadan yapamayan Bakanlık, bugün arkadaşlarımızın bütün direnmelerine, gayretlerine rağmen çok fazla da bizi kaale almıyor. Bunu hep beraber başarmak zorundayız. Yani "bir yönetim geldi o bütün bunları çözdü" değil. Ben şunu söylüyorum. Zaten göreve talip olmamızın esas esprisi de bu, bir kısım arkadaşlarımız seçim kaybetmiş küsmüş, bir kısım arkadaşlar atamalara kızıp küsmüş, bir kısmımız genel başkana kızmış küsmüş, ufala ufala, sağdan say otuz, soldan say otuz. Geçen kongreyi de gördük. Ama bize yakışan tatlı, kaliteli, daha iyi hizmet yarışında işte böyle bir birliktelik olduk. Bir güç olduğumuzu gösterdik. Bundan sonra bunu çok daha iyi göstermemiz lazım. Bunda da hepimize büyük görevler düşüyor. Hangimiz olursak olalım ben ya da Fehmi Kiraz kardeşim, hepinizden daha fazla destek istiyorum. Eğer bunu yapmazsak hiçbirimizin şikâyet etmeye sızlanmaya hakkımız olmayacaktır. Birliğimizin birinci görevi üyelerinin hakkını hukukunu korumaktır. Bu konudaki kopuklukları mutlaka gidermeliyiz. Taşradaki bi arkadaşımız buraya gelip rahat rahat girebilmeli. Babasının ocağına girer gibi girebilmeli. Bu seçimin sonucu şimdiden belli. Kazananı şimdiden açıklıyorum. Kazanan Türk Ziraat Yüksek Mühendisleri Birliği.
Arkadaşlar bizim kimseden bir eksiğimiz yok, bir ziraat mühendisleri odasından, bir ziraatçiler derneğinden, onlara da teşekkür ediyoruz tarımın sorunlarını çıkıyorlar her ortamda dile getiriyorlar. Peki, biz bu kadar büyük camiayız önemli fikirlerin sahibiyiz, ulusal medyada tv de biz neden yokuz. "Biz bize"den sıyrılmalıyız. Biz il müdürlüğümüzde Atatürk Orman Çiftliği Müdürlüğümüzde medyadan nasıl destek alabileceğimizi gösterdik. Bunu tekrar yapmamamız için hiçbir sebep yok. Kolaycılığı bırakacağız. Bize yer vermiyorlar. Arkadaşlar biz yer alacağız nasıl yer alacağız. Fikirlerimizle yer alacağız. Gündem belirlendikten sonra ne diyorsunuz demeyeceğiz. Gündemi biz belirleyeceğiz. Dediğim gibi aslında sizleri böyle bulmuşken gönlümüzü açıp paylaşmak konuşmak istediğimiz çok şey var ama gönül köprüleri birbirimize zaten herşeyi anlatıyor. Ben buraya teşrif eden herkese özellikle uzaktan gelen karadeşlerime çok teşekkür ediylorum ve ne yazık ki vatanımızda dün gene üç tane kardeşimiz şehit oldu. Bizim meslek şehitlerimiz de başta olmak üzere hepsine Allah’tan rahmet diliyorum. Yarın anneler günü başta o eli öpülesi şehit anneleri olmak üzere tüm annelerinde anneler gününü kutluyorum. Hepinize en kalbi sevgi saygı ve selamlarımı sunuyorum. Allah hepimizin yardımcısı olsun.
Program arasında, meslekte 30. yılını dolduran 100 civarında meslektaşımıza 30. Yıl Hizmet Plaketleri takdim edildi. Yine burada da biraraya gelen dönem arkadaşları arasında duygusal anlar yaşandı. Bazıları emekli olmuş, bazıları hala gençliklerini ve enerjilerini koruyabilmiş, bazıları emekliliklerinde yeni işler kurmuş ve başarılar yakalamış üyelerimizdi.
Çekişmenin seçim sonuna kadar sürdüğü yarışı 599 geçerli oyun 341’ini alan Fehmi KİRAZ kazandı. Sonucun Divan Başkanı Ahmet ÖZÇELİK tarafından salonda okunmasından sonra duygusal anlar yaşandı. Bize yakışır bir biçimde iki başkan adayı kucaklaştılar ve birbirlerini tebrik ettiler ve örnek bir BİRLİK fotoğrafı ortaya koydular.

Fehmi KİRAZ yaptığı teşekkür konuşmasında Genel Kurul’un teveccühünün yine kendilerinden yana olmasından dolayı destekleyen tüm üyelerimize teşekkür etti ve şunları söyledi: “Çok değerli üyelerimiz, teşekkür ederek başlamak istiyorum. Tekrar teveccüh gösterdiniz bizlere iki yıl süre verdiniz. Sorumluluğumuz bir kat daha arttı. İki sene önce tek liste halinde girmiştik. Bu dönem çift liste halinde girdik. Gerçekten çok teşekkür etmek istiyorum sayın Güldaş’a çok güzel bir dostluk süreci içerisinde bir genel kurul süreci geçirildi. Ben hepinizin güvenine layık olacağımızı söylüyor. Hepinize tekrar teşekkür ediyorum.”
Akşamında ise Genel Kurul’un yapıldığı Kent Otel’de Başak Gecesi düzenlendi. Üyelerimiz, Türk Halk Müziği sanatçısı Şemsimah Şener'in türküleri ile gah eğlendi, gah hüzünlendi.
Geçtiğimiz yıl olduğu gibi, bu yıl da sponsorlarımızdan alınan desteğin karşılığında taşradan gelen temsilcilerimiz Başak Gecesi’nde ağırlandı.

 

 

 

İlgisi olabilecek diğer başlıklar
Geleneksel Birlik Pikniği'nde yine biraradayız.. Geleneksel Birlik İftarı Birlik'te Bayramlaşma Birlik'te İngilizce Kursu Türkiye'de akarsularla birlikte taşınan verimli toprak miktarı Afrika'dan 22 kat daha fazla Birlik Pikniği Fakültede Birlik Temsilciliği Birlik'te Bayramlaşma Birlik'te Proje Eğitimleri.. Birlik Çalıştayı Başladı Birlik Çalıştayı Tamamlandı Birliğimizin 55. Genel Kurulu Birlik ve Kardeşlik Mesajları İle Tamamlandı Birlik'te Bayramlaşma Birlik'te Fotoğrafçılık Kursu Birlik İftarı'na Yoğun İlgi Birlikte İftar


Bu Habere Ait Yorumlar
Henüz yorum kaydedilmemiş..
LÜTFEN YORUMUNUZU YAZINIZ
Konu
Adınız Soyadınız
E Posta Adresiniz
Yorumunuz
9 * 3 = ?
TZYMB E-ÜYE
TZYMB E-ÜYE sistemine http://www.tzymb.org.tr/uye adresinden ulaşabilirsiniz.
SÜRELİ YAYINLAR
İNTERNET - BASINDA TARIM